BİRBİRLERİNİ KISKANAN TAŞITLAR / AZİZ NESİN ( KISKANMA-KISKANÇLIK İLE İLGİLİ HİKAYE)



Ekleyen: DersTurkce.COM | Okunma Sayısı: 5400

BİRBİRLERİNİ KISKANAN TAŞITLAR


Bu olay büyük bir kentte geçti. O kentinçok büyük bir garı vardı. O garda birçok demiryolubirleşiyordu. Durmadan gara trenlergelir, gardan trenler kalkardı.Gar, deniz kıyısına yakındı. Deniz kıyısındavapur iskelesi vardı.Garla iskele arasındaki geniş alanda otobüslerin,otomobillerin, kamyonların ayrı ayrıdurakları vardı. Orda hemen hemen her türtaşıt ve binit bulunuyordu. Birbirlerine yakınolduğu için tanışıyorlardı. Aralarında konuşurlardı.Otobüs durağına gelen otobüslerletaksi durağındaki otomobiller çok iyi arkadaştılar.Bir gün otobüslerden biri, bir otomobileşöyle dedi:

— Şu trenlerin işi ne denli kolay... Hem kolayhem de rahat.Bu sözlerinden, otobüsün treni kıskandığıbelli oluyordu. Otomobil, treni otobüsten deçok kıskanıyordu.

— Çok doğru, dedi, trenler şanslı taşıtlar...Bizim gibi değil, hele benim ne zaman, nereyegideceğim hiç belli olmaz. Bu düzensiz yaşamdanbıktım.İncecik bir ses araya girdi. O ince ses, otobüseşöyle diyordu:

— Sayın otobüs, niçin yakındığınızı anlamıyorum.Hiç olmazsa belli bir tarifeye görekalkıyorsunuz, o tarifeye göre belli yollardangidip geliyorsunuz, belirli duraklarda duruyorsunuz.Ama benim hangi yollardan gideceğim,ne zaman gidip ne zaman, nerede duracağımhiç belli olmaz.Bu incecik ses, durağa bırakılmış bir bisiklettengeliyordu. Belli ki bisiklet de tarifesi vardiye otobüsü kıskanmaktaydı.Bu kez kalın bir ses girdi araya. O kalın ses,otobüse şöyle dedi:

— Çok doğru söylüyor bisiklet. Benim dehiçbir zaman tarifem olmadı. Bu düzensiz yaşamçekilmiyor.Bu kalın ses, duraktaki bir kamyondangeliyordu. Kamyonun da otobüsü kıskandığıbelliydi.Otomobil de ince sesli bisikletle, kalın seslikamyonu doğruladı:

— Otobüsler bizlere göre çok iyi bir yaşamsürüyorlar. Ne mutlu otobüslere... Tarife, düzendemektir. Benim hiçbir zaman düzenli biryaşamım olmadı.Otomobilin de bisiklet ve kamyon gibi tarifesivar diye otobüsü kıskandığı belliydi.Otobüs, bu üçüne şu yanıtı verdi:

— Evet, belediyenin yaptığı tarifeye göreyaşadığım doğrudur. Ama hep aynı yoldangidip gelsem bile şoför beni, yolun bir o yanına,bir bu yanına sürebilir. Sonra yol tıkanıncabeni tarife dışı bir yerde durdurabilir. Oysatrenler öyle mi? Trenin tekerlekleri, raylarınüzerindedir. Raydan bir santim bile ayrılmadanyaşamını sürdürür. Sonra durağa gidinceyedek hiçbir yerde durmaz.Otobüsün de treni kıskandığı anlaşılıyordu.Heceleri uzata uzata konuşan biri söze karıştı.Bu, gardaki bir trendi. Oradakilere şöylededi:

— Belli zamanlarda hep belirli işleri yapmanınne denli can sıkıcı olduğunu kimse biztrenler kadar bilemez. Tekerleklerimle bağlı olduğumşu raylardan biraz olsun ayrılıp, çayırlara,dağlara, uzak ovalara gitmek, oralardaneler olduğunu gezip görmek isterim... Oralarınımerak ediyorum. Ama hiçbir özgürlüğüm yok, rayların belirlediği yollardan başka yeregidemem ve tarifenin belirlediği zamandanbaşka zamanlarda hiçbir istediğimi yapamam...Trenin, otomobili, kamyonu, bisikleti, otobüsükıskandığı bu sözlerinden apaçık bellioluyordu.İskeleye yanaşmış olan vapurun düdüğüöttü.Otobüs,

— En şanslı taşıt, vapurlar... dedi.Tren,

— Niçin, diye sordu.Otobüs,

— Çünkü, dedi, vapurların yaşamı hemdüzenli hem de özgürlükleri var. Belli bir tarifeyegöre gidip geldiklerine göre, yaşamlarıbir izlence içinde geçiyor. Denizde olduklarıiçin de özgürlükleri var.Kamyon,

— Doğru, dedi.Bu konuşmalarından, kara taşıtlarının vapurlarıkıskandıkları ortaya çıkmıştı.İskeledeki vapur, onlara şu yanıtı verdi:

— Hepiniz yanılıyorsunuz. Sizin bastığınızyer sert, sizler sağlam bir yere basıyorsunuz.Ne güvenli bir şeydir sağlam yere basmak.Oysa ben öyle miyim?.. Ben suyun üstündeduruyorum. Su, güvenceli değil. Durmadanoynar, kımıldar, devinir, dalgalanır ve hepbeni sallar... Ne denli şanslı olduğunuzu hiçbilmiyorsunuz siz...Vapurun, bütün kara taşıtlarını kıskandığıanlaşılıyordu.O sırada, gökten gelen bir gürültü duyuldu.Bu bir uçaktı. Uçak tam üstlerinden geçmekteydi.Tren,

— En iyisi uçak olmakmış, dedi, ne şanslıbir binit... Alabildiğine özgür...Kamyon,

— Evet, dedi, alabildiğine özgür, üsteliktarifesi de var. Yani hem özgür hem düzenliyaşıyor...Kara ve deniz taşıtlarının, uçağı kıskandıkları anlaşılıyordu. Onların konuşmalarını duyanuçak, yukardan şöyle seslendi:

— Çok yanılıyorsunuz. Bu güvencesizyaşamdan bıktım. Zaman zaman, yerde, tekerleklerimüstünde koşmak, havaalanındankente varmak, oralarını görmek isterim.Anlaşılan uçak, hem kara, hem de deniztaşıt ve binitlerini kıskanıyordu. Taşıtlar vebinitler içinde birbirlerini kıskanmayan yoktu.Kimi düzenli bir yaşam, izlence istiyordu.Kimisi tarifelerin baskısından bıkmış, özgürlükistiyordu. Kimisi güvence arıyordu. Kimisi demerak ettiği yerlere gidebilmek isteğindeydi.Kısacası, otobüs treni, tren kamyonu, vapuruçağı yani hepsi birbirini kıskanmaktaydı.Bütün bu taşıtlar ve binitler, istekleri gerçekleşemediğiiçin öyle bunaldılar ki, gününbirinde özledikleri yaşama kavuşmak için kararverdiler. Tren, rayından çıkıp merak ettiğibaşka yerlere gidecekti. Bisikletle otomobil,tramvay raylarına tekerleklerini oturtup düzenliyaşayacaklardı. Kamyon, trenin raylarındangitmek istiyordu. Vapur, güvencelibir yaşam için artık karada gitmek istiyordu.Uçak, havaalanına inince bir otobüs gibi alıpbaşını gidecek, kentin içine dalacaktı...Bütün bu taşıtlar ve binitler, yaşamlarıboyu özledikleri bu isteklerini gerçekleştirmeyegiriştiler. Sonuç ne oldu? Raylarından çıkıpuzakları görmek isteyen tren hemen devrildi.Uçak, alıp başını gidince kanatları duvarlaraçarptığı için bozuldu. Bisiklet, tramvay rayınatekerleklerini oturtmak isteyen kamyonun altındakaldı. Karada güvence arayan vapur,kuma oturdu, burnu bir kayaya çarptı. Otomobil,uçak gibi uçmak için bikaç kez zıpladıysada bir ağaca toslamaktan başka bir şeyyapamadı. Vapur gibi hem tarifeli hem özgürolmak isteyen otobüs, kentini rıhtımdan aşağıdenize attıysa da hemen sulara gömüldüğüiçin yüzemedi.Taşıtların ve binitlerin hiçbiri, kendilerindenbaşka bir şey olamadılar. Bu olaydan sonrataşıt ve binit tarihçileri, tarih kitaplarına şunuyazdılar:“Hangi taşıt ve binit, kendisinden başka birtaşıt ve binit olmaya özenirse kendisi olarakbile kalamayacağı için hiçbir şey olamaz.”

Aziz NESİN




Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece dersturkce.com'a aittir. Sitemizde yer alan dosya ve içeriklerin telif hakları dosya ve içerik gönderenlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Telif hakkına sahip olan dosyaları lütfen iletişim bölümünden bize bildiriniz. Dosya 72 saat içerisinde siteden kaldırılır.Telif Hakkı Hakkında|Editör, ziyaretçi ya da üyelerimiz tarafından eklenen hiç bir içerikten dersturkce.com sorumlu değildir.İLETİŞİM:dersturkcem@gmail.com
Sitemiz hiçbir şekilde kar amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.