FABL ÖRNEKLERİ ( EZOP, BEYDEBA, LA FONTAİNE FABL ÖRNEKLERİ )



Ekleyen: DersTurkce.COM | Okunma Sayısı: 7456

BEYDABA..


Kelile Ve Dimne Günlerin birinde iki arkadaş yaşarmış.Bu arkadaşların biri çok dürüstçok aklıllı ve de çok çalışkanmış.Diğer arkadaşı ise yalancıtembel ve çok kurnaz biriymiş.Dürüst olanın ismi Kelilediğerinin ismi se Dimne’ymiş.
Bir gün bu iki arkadaşın yaşadığı ülkenin padişahıülkede hiç vezir bulamamış.Dimne ile Kelile arasında bir seçim yapacakmış.O da Dimne’yi seçmiş.Çünkü o çok kurnaz biriymiş.Ülkenin kralı onu vezir yapmış.Ona çok güveniyormuş
Günün birinde kral odada yalnı başına otururkenbir ses gelmiş.Çok derin bir sesmiş.Bu sesin kaynağını öğrenmek için araştırmalar yapmış.Ama hiçkimseye de söyliyemiyormuş derdini.Çünkü koskoca bir kralbir sesten korkarmıymış hiç!Her nese.Dimnekralın birşeylerden korktuğunu biliyormuş.
Bir günDimne yine kraln yanındayken yine o ses gelmiş.Ses bir inek . sesiymiş.Ama kral bunu çözememiş.Kral korkuyla orada dururken Dimne neden korktuğunu anlamış.Sesin kaynağına doğru yol almış.İşte o zaman kral sesin bir inekten geldiğini sezinlemiş.(Nihayet!)Kralbu ineği çok severmiş.Her gün onunla oynamaya başlamış.Dimne bu olayı kıskanmaya başlamış.Ve bir iftşra uydurmuş.Krala şöyle demiş”Sayın kralımbu inek sizin tahtınıza göz koyuyor.Bunun böyle sürüp gitmesine göz yumamazsınız sanıyorum”demiş.Kral da düşünmeye başlamış.
O düşüne dursunDimneineğin yanına gidip şöyle demiş”Bak inek kardeşben kralın yanından geliyorum.Kral ykında seni kesip kendine yemek olarak pişirecek.Sen buradan kaçamazsn da.Benden söylemesi.”demiş.Ama inek bunu pek kafasına takmamış kral kadar.Fakat içinde hâlâ İiçinde bir şüphe varmış doğrusu.
Yine günlerden bir gün kral onun yanına gitmiş.Bunu gören inekhemen ona saldırmaya başlamış.Kral bunu görünce Dimne’nin sözlerini doğrulamaya başlamış.Hemen ineği öldütmüş.

***
Aradan 2 yıl geçmiş.(Aradan uzun bir süre geçmiş diyordu.Fakat ben 2 yıl dedim)Kral yaptığıdan pişmanmış.Ama bir şey de yapamamış Dimne’ye.Çünkü onu suçsuz olarak görüyormuş.
Annesi o anda içeri girmiş:
-Bak evladımdemiş.SenDimne’nin suçsuz olduğuna inanmaya devam et.Ama şunu da bil kibugün ineğini öldürenyarın seni öldürür.Eğer canını seviyorsan öldür onu….
Kral bu sözlerden etkilenmiş.Ve Dimne’yi öldürmüş. 
***
Kelile isebu durumdan etkileniphastalanmış.Ve sonunda ÖLMÜŞ…
Bu iki arkadaşın sonu böyle bitmiş.Eğer Dimne bunları söylememiş olsaydışu and yaşayabilirdi.Hem de vezir olarak….




beydaba


Ateş Sıcağında Dürüstlük Sınavı Bir zamanlar Basrada ormanla kuşatılmış bir ada vardı.Ada değil sanki bir cenneti burası.Yemyeşil ağaçlar...Berrak sular...Kuşlar...Çiçekler...Birbirinden güzel canlılar yaşardı ormanda. İçlerinde birisi vardı ki oldukça değişikti.Keskin dişleri vardı.Güçlü pençesi... 
Çok çevikti. 
Kaplandı bu. 
Gücü sayesinde ormanın kralı olmuştu.Suçluları hemen cezalandırırdı. 
Haksızlığı önlerdi.Yoksullara yardım ederdi. 
Hayvanlar onu hem seviyorlar hem de korkuyorlardı.Kaplanın . miniminnacık bir de yavrusu vardı.Gözü gibi koruyordu onu.Ormanın yönetimini ölünce ona bırakacaktı. 
Yönetime ilişkin bilgilerle donatmıştı onu. 
Haklı ile haksızı nasıl ayırdedeceğini öğretmişti.Suçlunun nasıl belirleneceğini...Nasıl cezalandırılacağını...Haklıya hakkının ne şekilde verileceğini...Toplum yararın çalışanın hangi biçimde ödüllendirileceğini... 
Her ölümlü gibi Kaplan da göçüp gitti bu dünyadan. 
Yavru henüz büyümemişti.Babası sağlığında onu ormanın . yönetimine getirmemişti. 
Bu durum ormanda karışıklığa yol açtı.Vahşi hayvanlar birbirlerine girdiler.Herkes liderlik peşindeydi. 
Büyük kavgalar oldu.Birçok hayvan birbirini hırpaladı.Bazıları öldü. 
Sonuçta galip çıkan aslan oldu. 
Dev pençeleriyle herkese korku verdi.Hiçkimse karşısına çıkamadı. 
Yavru Kaplan çaresizdi.Bir süre ortalıkta görünmedi. 
Kimsenin olmadığı ıssız yerlerde gezindi. 
Epeyi bir zaman başıboş serseri gibi dolaştı.Sonunda pençesi kuvvetlenmişti.Oldukça güçlenmiş dişleri de keskinleşmişti. 
Gitti yaşlı kaplanlara danıştı.Arslana karşı bir harekete girişmek istiyordu.Yaşlılar deneyimlerini anlattılar...Onu yüreklendirdiler...Fakat herhangi bir eyleme giriştiğinde onu destekleyemeyeceklerini söylediler. 
Yavru Kaplan Arslan a bizzat kendisi gitti. 
Arslan iyi kalpli biriydi. 
Kaplanı sarayına aldı. Yakınında bir görev verdi.Her defasında ona güvendiğini belirtiyordu. 
Günler böyle geçip . giderken... 
İlginç bir olay oldu. 
Hava sıcak mı sıcaktı. Bunalmıştı herkes.Uzak bir yerde görülmesi gereken bir iş çıktı. 
Arslan sarayda düşünceli düşünceli geziyordu. 
"Bu görevi kime verebilirim? Kim bunun üstesinden gelebilir?" diye koşuşturuyordu. 
Kaplan içeri girdi. 
- Sizi bu düşünceye düşüren nedir? diye sordu. 
Arslan 
- Hava çok sıcak olduğu için kimse görev istemiyor dedi. 
Kaplan 
- Havanın sıcak olması göreve koşmaya engel değildir dedi; izniniz olursa bu işe ben gitmek istiyorum. 
Arslan çok şaşırdı. 
"Nasıl olur" diye düşündü.Kimse gitmek istemezken...Gerçi kaplana güveniyordu.Onun bu işi başaracağına da inanıyordu. 
- Beni çok sevindirdin  dedi. 
Kaplan hemen davrandı.Yanına birkaç asker de alarak yola çıktı. 
Havada ateş sıcaklığı vardı.Güneş yeryüzünü ateş yalımı gibi yakıyordu. 
Epeyi yol aldılar. 
Artık yürümek imkansızlaşmıştı. 
Kaplanın yanındakiler daha fazla dayanamayacaklarını söylediler. 
Biri atıldı 
- Şurada serin bir yerde dinlensek dönüp gitsek arslanın ne haberi olacak? diyecek oldu. 
Kaplan kestirip attı: 
- Sizler dayanamıyorsanız geri dönün. Ben tek başıma devam ederim.Padişahımızın bize güvendiğini biliyoruz.Bu güvene layık olmalıyım. 
Kaplanın bu sözleri Arslanın kulağına gitti.Sevincine diyecek yoktu.Kaplana o olaydan sonra önemli görevler verdi.En yakınına aldı.Hayatı boyunca çok güvendi.

 

EZOP -Rüzgâr Ile Güneş 

Güneş ve rüzgâr kimin daha güçlü olduğunu tartışıyorlarmış. Rüzgâr
-Ben daha güçlü olduğumu kanıtlayacağım. Şu karşıdaki paltolu yaşlı adamı görüyor musun ? Paltosunu senden daha hızlı çıkaracağıma bahse girerim 
Demiş. Güneş bir bulutun arkasına çekilmiş ve rüzgâr kasırga şiddetinde esmeye başlamış. O kuvvetle estikçe ihtiyar adam paltosuna daha sıkı sarılıyormuş.

Sonunda rüzgâr pes edip durmuş. Güneş bulutların arkasından çıkıp yaşlı adama nazikçe gülümsemiş. Çok geçmeden adam alnındaki teri silip paltosunu çıkarmış.
Sonra , rüzgâra dönmüş nazik ve dostça davranışın, şiddet ve güç gösterisinden daha etkili olduğunu söylemiş.

Ezop Fabl Örnekleri

Kurt ile At:
Kurdun biri bir tarladan geçiyormuş boydan boya arpa görmüş. Kurt ne yapsın arpayı? Yiyemez ki! Bırakıp gitmiş. Yolda Önüne bir at çıkmış. Onu görünce: “Ben de seni arıyordum/’ demiş; “şurada arpa buldum ama yiyemedim sana sakladım bayılırım senin dişlerinin gıcırtısına. Gel sen ye ben de seyredeyim.” At kanmamış bu sözlere: “Yahu” demiş “ben kurtları bilmez miyim? Sen arpa yiyebil-seydin karnını doyurmak zevkini bırakır da kulaklarının zevkini düşü*nür müydün?” demiş.
yaratılışlarından kötü olanlar kendilerine iyilik ediyormuş gibi bir süs verseler de gene kimseyi kandıramazlar 

Tilki ile Üzümler:
Tilki çok acıkmış ve bir bağa girmiş. Üzümlerin iştah açıcı görüntülerine bakarak karnını doyurmak İstemiş. Ancak bîr türlü yetişip de o güzelim üzümlerden koparıp yiyememiş. Bu sefer de “önemli değil canım nasıl olsa hepsi ekşiydi”demiş.
Elde edemediğimiz bir şeyi kötülemek çok kolaydır. 

Adam ile Aslan:
Bir adam ile bir aslan birlikte yolculuk ediyorlarmış. Hangisinin daha cesur ve güçlü olduğu konusunda tartışmaya başlamışlar. Yolda bir aslanı boğan bir adam heykeline rastlamışlar. “Görüyor musun?” demiş adamaslana “Bu heykel insanın daha üstün olduğunun en iyi kanıtı değil mi?”
“O senin yorumun” diye cevap vermiş aslan “O heykeli bir aslan yapsaydı aslanın pençesinde en az yirmi insan olurdu.”

 

La fontaine hikayeleri


Karga İle Tilki


Bir dala konmuştu karga cenapları;
Ağzında bir parça peynir vardı.
Sayın tilki kokuyu almış olmalı
Ona nağme yapmaya başladı:
“-Ooo! Karga cenaplarımerhaba!
Ne kadar güzelsinizne kadar şirinsiniz!
Gözüm kör olsun yalanım varsa.
Tüyleriniz gibiyse sesiniz
Sultanı sayılırsınız bütün bu ormanın.”
Keyfinden aklı başından gitti bay karganın.
Göstermek için güzel sesini
Açınca ağzınıdüşürdü nevalesini.
Tilki kapıp onu dedi ki: “Efendiciğim
Size güzel bir ders vereceğim:
Her dalkavuk bir alığın sırtından geçinir
Bu derse de fazla olmasa gerek bir peynir.”
Karga şaşkınmahcupbiraz da geç ama
Yemin etti gayrı faka basmayacağına



La fonten Hikayeleri 



--------------------------------------------


Agustosböceği İle Karınca

Ağustosböceği bütün yaz
Saz çalmış türkü söylemiş.
Karakış birden bastırınca
Şafak atmış zavallıda;
Bir şey bulamaz olmuş yiyecek:
Koca ormanda ne bir kurtçuk ne bir sinek.
Gitmiş komşusu karıncaya:
— Aman kardeş demiş hâlim fena; Bir şeycikler ver de kışı geçireyim. Yaz gelince öderim
Hem de faizi maiziyle; Ağustosu geçirmem bile. Ödemezsem böcek demeyin bana. Karınca iyidir hoştur ama Eli sıkıdır: Can verir mal vermez.
— Sormak ayıp olmasın ama demiş; Bütün yaz ne yaptınız?
— Ne mi yaptım? demiş ağustosböceği; Gece gündüz türkü söyledim;
Fena mı ettim sizce?
— Yoo demiş karınca ne . mutlu size; Ama hep türkü söylemek olmaz; Kışın da oynayın biraz.
29
KARGA İLE TİLKİ
Bay karga konmuş bir dala Koca bir peynir ağzında. Tilki kokuyu almış gelmiş:
— Günaydın Sayın Karga demiş; Bu ne güzellik böyle: Bakmaya doyamıyorum size.
Şu tüylere bakın pırıl pırıl;
Sesiniz bilmiyorum nasıl;
O da renginiz kadar güzelse
Ne yalan söyleyeyim
Bu ormanda güzel yoktur üstünüze.
Karga bu sözlere bitmiş:
— Şuna bir gak diyeyim de ses görsün demiş; Gak der demez peynir düşmüş tilki yutmuş.
— Kara bayım demiş kargaya; Şu sözümü hiç unutma Kaptırdığın peynire değer: Her dalkavuk çıkarı için över Yüzüne güler peynirini yer. Karganın aklı gelmiş başına
İş işten geçtikten sonra.

Lafonten Hikayeleri La Fonten Hikayeleri Fabl Hikayeleri
Jean de La Fontaine


-------------------------------------------------------------------------------------------------


Kurt İle Köpek

Bir köpek ormanda gezerken kurtla karşılaşmış. Hasta ve çok zayıflamış olan kurt ayakta zor durabiliyormuş. Köpek kurdun bu haline çok üzülmüş. "Ne kadar kötü görünüyorsun böyle kurt kardeş?" demiş. "Herkes bizi düşman bilse de biz uzaktan akrabayız. Doğrusu sana yardım etmek isterim." 
"Hiç sorma." demiş kurt. "Ağır bir hastalığa yakalandığım için uzun süre avlanamadım. Şimdi iyileştim ama bir av yakalayacak kadar gücüm kalmadı artık. Ben de böyle aç susuz dolaşıyorum artık." 
"Sen hiç üzülme." demiş köpek. "Ben sana yardım edeceğim. Bu akşam sahibimin düğünü var. Akşam olunca köyün dışındaki çalılıklara gel. Ben sana düğün yemeklerinin artıklarını taşırım." 
Birkaç gün boyunca köpek tarafından beslenen kurt sonunda kendini toparlayıp eski kuvvetine kavuşmuş. Teşekkür edip vedalaştıktan sonra da ormana gitmiş. 
Aradan yıllar geçmiş. Köpek iyice yaşlanınca sahibi onu dışarı atmış. Ormanda aylak aylak gezen köpek eski dostu kurtla karşılaşmış. "Hayrola?" demiş kurt. "Çok perişan görünüyorsun." 
Köpek içini çekip; . "Yaşlandım artık!" demiş. "Sahibimin işine yaramadığım için beni kovdu." 
Kurt; "biz eski dost değil miyiz?" demiş. "Şimdi yardım etme sırası bende. Hatırlasana benim hayatımı nasıl kurtarmıştın? Hemen bir plan yapmalıyız. Tamam buldum! Senin sahibinin küçük bir çocuğu vardı değil mi? Şimdi ben gidip onu kaçıracağım sen de geri götüreceksin. Böylece sahibin seni el üstünde tutacak." 
Bu sözleri söyleyen kurt kaşla göz arasında gidip çocuğu ormana getirmiş. Köydeki herkes silahlanıp ormana koşmuş ancak daha ormana girmeden yaşlı ve işe yaramaz diye evden kovdukları köpeğin çocuğu geri getirdiğini görmüşler. 
Bu olaydan sonra yaşlı köpeğin itibarı öyle artmış ki insanlar onun kahramanlığını yüzlerce yıl çocuklarına anlatmışlar. 
Kurtla köpek arasındaki bu danışıklı dövüşü hiç kimse anlayamamış. 

Lafonten Hikayeleri La Fonten Hikayeleri Fabl Hikayeleri




Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece dersturkce.com'a aittir. Sitemizde yer alan dosya ve içeriklerin telif hakları dosya ve içerik gönderenlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Telif hakkına sahip olan dosyaları lütfen iletişim bölümünden bize bildiriniz. Dosya 72 saat içerisinde siteden kaldırılır.Telif Hakkı Hakkında|Editör, ziyaretçi ya da üyelerimiz tarafından eklenen hiç bir içerikten dersturkce.com sorumlu değildir.İLETİŞİM:dersturkcem@gmail.com
Sitemiz hiçbir şekilde kar amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.