Kurtuluş Savaşında Rol Oynayan Türk Kadınları 2023-2024




Kurtuluş Savaşında Rol Oynayan Türk Kadınları



Ekleyen: DersTurkce.COM | Okunma Sayısı: 2913
Kurtuluş SaVaşının KAHRAMAN Kadınları 

KURTULUŞ SAVAŞININ KAHRAMAN KADINLARI 



KURTULUŞ SAVAŞININ KAHRAMAN KADINLARI 

VE GÜNÜMÜZÜN ATATÜRK TÜRKİYESİNDE YAŞAYAN KADINLARI 


Milli Mücadele’deki isimsiz binlerce kadın kahramanın yanı sıra isimleri halen zihinlerde olan kadın kahramanlardan bazıları şöyle: 

ONBAŞI HALİDE 

Romancı Halide Edip Adıvar ise 'Halide Onbaşı' olarak İstiklal Savaşı’na katıldı. Uzun süre cephelerde savaşan Halide Onbaşı, savaş alanındaki yararlılıkları nedeniyle İstiklal Madalyası almaya hak kazandı. Türk bağımsızlık savaşının bir sembolü olan Adıvar, Türk edebiyatına kazandırdığı eserler ile günümüz Türk gençlerine çeşitli dersler vermektedir. 


KARA FATMA (FATMA SEHER) 

'Kara Fatma' olarak tarihe geçen, 1888 Erzurum doğumlu Fatma Seher, Balkan Harbi’ne, Edirne’de görev yapan kocası subay Derviş Bey ile katılır. I. Dünya Savaşı’nda, ailesinden 9-10 kadınla Kafkas Cephesi’ne gider. 

Kara Fatma, Mondros Mütarekesi’nden sonra eşi Ermeniler tarafından şehit edilen kadınları toplayarak, Ermeniler ile çarpışır. 

Mustafa Kemal Paşa ile görüşerek görev isteyen, kurduğu milis kuvvetiyle Bursa ve İzmit’in işgalden kurtarılması için mücadele eden Kara Fatma’nın müfrezesinde savaşanların sayısını 350’ye çıkardığı bilinir. 

Sakarya ve Başkomutanlık muhaberelerine de katılan ve üsteğmenlik rütbesine kadar yükselen Kara Fatma, 1955 yılında Erzurum’da vefat ederken, cumhuriyetin temellerinin atılmasında pay sahibi olmanın mutluluğunu yaşamış kadın kahramanlardandı. 




TARSUSLU KARA FATMA, GAZİANTEPLİ YİRİK FATMA 

Asıl adı 'Adile' olan, 'Adile Hala' ve 'Adile Onbaşı' diye anılan kadın kahramanın, silah arkadaşları arasında 'Kara Fatma' olarak anıldığı bilinir. 8-10 kişilik milis kuvvetiyle Afyon Savaşı’na katılan Kara Fatma, Tarsus’un kurtulmasında büyük yararlılıklar gösterir. 

Gaziantepli Yirik Fatma ise Gaziantep’in Fransızlar tarafından henüz bütünüyle kuşatılmadığı sırada, düşmanın hareket edeceği haberi gelince, buna karşı koymak için yola çıkan milis kuvvetine, karşı çıkılmasına rağmen zorla katılır. 

Milis kuvvetlerine yardım eden 'Nafize Kadın', Yunanlılar tarafından yakalanarak, kuvvetler hakkında bilgi alınmak istenir, fakat Nafize Kadın işkencelere karşı koyarak hiçbir bilgi vermez. 


İKİ OĞLUNU ŞEHİT VERDİ KENDİ GAZİ OLDU 

Yunanlıların İzmir’e girmesiyle Milli Mücadele saflarında yerini alan Ayşe Hanım, İzmir’in Yunanlıların eline geçmesi üzerine Aydın’a gider. Aydın civarında kahramanca dövüşen Ayşe Hanımın burada büyük oğlu şehit düşer. I. ve II. İnönü Savaşlarına katılan Ayşe Hanım, ikinci oğlunu da bu savaşlarda şehit verir. Sakarya Meydan Muharebesi’ne de katılan Ayşe Hanım, bu savaşta kasığından yaralanır ve tedavi gördükten sonra müfrezesine katılır. 

GÖRDESLİ MAKBULE 

Vatan işgal altındadır; Yunanlılar Sakarya Savaşı’nı kaybetmiş, mevzilerine çekilmişlerdir. Gördesli Makbule, kocası ile çete kurarak dağlara çıkar. 17 Mart 1922’de Kocayayla’da cereyan eden bir çatışmada Makbule, geri çekilen çete arkadaşlarını kınayarak cesaret verici bir konuşma sonrası düşmana saldırır ve başından aldığı kurşunla şehit düşer. Ama silah arkadaşları düşmanı yenerler. 





FRANSIZLAR’A YANLIŞ YOL GÖSTEREN KILAVUZ KADIN 

Adana ve yöresinde Fransızlar’a karşı verilen mücadelede yer alan ve milis kuvvetlerine katılan Kılavuz Hatice, 8 Mayıs 1920’de milli kuvvetler Pozantı’ya taarruzu başladığında, kritik bir duruma düşen Fransızları kandırarak kılavuzluk eder. Hatice, kılavuzluk yaptığı Fransızlar’a yanlış yol göstererek Karboğazı’na sokar. Boğazda sıkışan Fransızlar, Türk askerine esir düşer. 

BİTLİS DEFTERDARININ HANIMI 

Kahramanmaraş’ta düşmana karşı verilen mücadelede en fazla yararlılık gösterenlerin arasında Bitlis Defterdarının Hanımı da bulunmaktadır. Bitlis Defterdarının Hanımı olarak bilinen bu kadın kahraman da, Kayabaşı Mahallesi’nde 8 düşmanı öldürmüş daha sonra erkek elbisesi giyerek milis kuvvetlerine katılır. 

TAYYAR RAHMİYE 

Adana’nın kadın kahramanlarından Rahmiye Hanım da, 9. Tümen’in 1920 yılının Şubat ayında Hasanbeyli civarında Fransızlar ile yaptığı muharebeye müfrezesiyle katılır. Muharebe sırasında ateş hattında kalan iki arkadaşını korumak için ileri doğru atıldığından dolayı kendisine 'Tayyar Rahmiye' lakabı verilir. 

Temmuz 1920’de Osmaniye’deki Fransız karargahına yapılan hücumda arkadaşlarının tereddüdünü görünce, 'Ben kadın olduğum halde ayakta duruyorum da, siz erkek olduğunuz halde yerde sürünmekten utanmıyor musunuz? ' diyerek hücuma geçilmesini sağladığı tarihi kaynaklarda yer almaktadır 




BİNBAŞI AYŞE 
İstikbal Harbi hakkında yazılmış eserlerde göğüs göğüse çarpışmış pekçok Müslüman Türk kadınlarından bahsedilir. Nene Hatun, Kara Fatma, Ayşe Çavuş isimleri pek sık zikredilen şahsiyetlerdir. Binbaşı Ayşe de, adını hep minnet duygularıyla anmamız gereken kahramanlar arasındadır. Binbaşı Ayşe, bizzat kendi macerasını şöyle anlatmaktadır: 
“...Büyük harpte Kafkas Cephesi’nde yaralanarak ölen kocamın ve tüm vatan evlatlarının intikamını almaya and içmiştim. Allah, bu fırsatı 15 Mayıs (1) 335–(1919) ’da bana verdi. İzmir’i Yunanlılar işgal ettiği sırada ilk mukâvemetimiz sona erip şehre Yunanlılar hâkim olunca Aydın’a gittim. Orada faaliyete geçerek bir Kuva–yı Milliye birliği teşkil edip, bilâhare Nuri Çetesi’ne katıldım. Aydın muharebelerini yaptıktan sonra Koçarlı’ya çekildik. Bu sûretle, bilfiil atıldığım İstiklal Mücadelesi’ne başından sonuna kadar iştirak ettim. 
İlk defa Sakarya’da sol kasığımdan piyâde mermisi ile yaralandım. Seyyar hastanede tedaviden sonra tekrar müfrezeme iltihak ettim. Büyük Taarruz’da Mürsel Paşa Fırkası’na iltihak ettik. Ve Ahır Dağları’ndan düşman gerilerine akmağa memur edildik. İzmir’e ilk giden birlikler arasında ben de vardım. Ancak, bu arada misketle sol bacağım kırıldı.”... 
Binbaşı Ayşe, kocasının en kıymetli birer yâdigârı olarak sakladığı ziynetlerini satarak at, mavzer, elbise ve çizme tedarik etmiş ve bu mücadelede, derece derece terfi ederek Binbaşılığa kadar yükselmiştir. 



SÜREYYA SÜLÜN HANIM 
İşte kahraman Türk kadınlarından bir kahraman; Milli Mücadele yıldızlarından bir yıldız daha: Süreyya Sülün Hanım...Van’da doğmuştur. Yaşadığı kasaba, düşmanın korkunç zulüm ve tarruzuna maruz kalmış, babası şehit olmuştur. Nihayet, biraraya gelen beşyüz civarında cengaver, Erek kasabasında toplanarak aziz topraklarını savunmaya karar verirler. Ve tabii, Süreyya Sülün hanım ve üç kardeşi de bu kahramanlar meydanındadır. 
...Yoğun bombardıman altında ilerleyerek Karaköse’ye gelen bu kahraman Kuva–yı Milliyeciler, Murat Irmağı boylarında tam bir buçuk ay düşmanla çarpıştılar. Beyazıd’a doğru yürürken yürekler acısı bir manzara ile karşılaştılar. Binlerce Türk köylüsünün işkenceler içinde can vermiş cesetlerini gördüler. Bu mezalimi yapan düşmana hınçla taarruz edenlerin başında Süreyya Sülün hanım vardı... 
Iğdır civarında kanlı çarpışmalar oldu. Düşman birlikleri çok kuvvetli ve Rusya’dan devamlı surette takviye alıyordu. Beşyüz yiğit, yılmadan, kaçmadan döğüştüler. Ölüyor, teslim olmuyorlardı. Bu muharebede Süreyya Hanımın üç kardeşi birden şehadet şerbetini içtiler. Kardeşlerinin kollarında can vermesine rağmen yılmadı ve cenk meydanını terk etmedi. Kala kala dört kişi kalmışlardı. Daha sonra Karaköse’ye çekilen Süreyya Sülün Hanım, burada Ziverbey Taburu’na iltihak etti. Bir ara yaralandı ve Erzurum’a döndü 



NENE HATUN (1857 - 1955) 
Tarihimize '93 Harbi' adıyla geçen Türk-Rus savaşında Erzurum’un Aziziye Tabyası’nda gösterdiği kahramanlıkla adını tarihe yazdıran Türk kadını. Erzurum’da doğdu, tam doksansekiz yıl orada yaşadı. Bir kahramanlık sembolü olarak tanındı ve anıldı. Ömrünün son demlerini 'Üçüncü Ordu’nun annesi' olarak geçirdi. 1955 yılında 'Yılın Annesi' seçildikten sonra, 22 Mayıs 1955 günü Erzurum’da zatürreeden vefat etti, Aziziye Şehitliğine gömüldü.
Nene Hatun, Erzurum’da dogdu. 98 yil Erzurum’da yasadiktan sonra yine Erzurum’da, zatürre hastaligindan hayata vedâ etti. Ölümünden üç ay önce Türk Kadinlar Birligi tarafindan ANNELER ANNESI seçilmisti. 


NEZAHAT HANIM 
Gördes ve Inönü meydan savaslarinda, çarpismalara katilan 70. Alay Komutani Hafiz Halit Beyin kizi olan Nezahat Hanim 8 yasinda öksüz kalmis ve babasiyla cephelerde dolasmistir. Askerlere hizmet ve cesaret veren Nezahat Hanim’in 100 den fazla düsman askeri öldürdügü bilinmektedir 


ve binlercesi... 

Kurtuluş şavaşında zor mücadeleler verip bu güzelim ülkeyi bize emenet eden erkeklerine omuz veren kahraman Kurtuluş savaşı kadınları tarihini okurken tüylerim diken diken oldu, gözlerim buğulandı, göğsüm kabardı. 
Çoğumuzun bundan haberi varmıydı acaba, sanırım yoktu, olsa idi Atatürk Türkiyesi bu hale gelmezdi, Laik Cumhuriyet bu kadar hırpalanmazdı. 
Atatürk Devrimleri travma yaratıyor denilmezdi, Devlet övünç madalyası Suudi Kral Abdullaha verilmezdi, türban çankayaya çıkarılmazdı,çağdaş hukuk laik Demokrasi yara almazdı 
Günümüzün kadını türban için mücadele verirken bakınız o zamanın kahraman kadını namusunu haysiyetini şerefini,istiklalini korumak adına ne mücadeleler vermiş 
Ülkenin bekası için ne fedekarlıklara katlanmış, Mustafa Kemal Atatürk’e destek olmuşlar 
şimdiki kadınlar gibi arap hayranı değillermiş, Atatürke ve ilkelerine ideallerine hayranlıkla bağlılarmış. 
Şanlı Tarihimizi ne yazzıkki unutmuş gözüküyoruz, ecdadımızı geşmişimizi unutuyoruz 
Artık eskisi gibi Ne mutlu Türküm diyemiyoruz,Çünkü Çete ile suçlanıyoruz Ne mutlu arabım diyecekler çoğunlukta lakin henüz cesaret edemiyorlar yada utanıyorlar, fakat açıktan arap senpatizanlığı ve özenmeleri rahatlıkla din adına sergiliyorlar 

Çok üzülüyorum, Nezaket hanımdan,Nene Hatunlardan,Süreyyasülün hanımdan,Bin başı Ayşe, Tayyar Rahime,Kara Fatma, Antepli, Yirik fatma, Gördesli Makbule Hanımdan,Onbaşı Halide Hanımdan utanıyorum, bir erkek olarak 
Sağ olsalardı yüzümüze tükürürlerdi, Size emanet ettiğimiz ülkeyi ne hale getirmişiniz haramzadeler eminim derlerdi. 
Atatürk Türkiyesinin çağdaş Aydın kadınlarını göreve çağırıyorum 
Atatürk Türkiyesine,Laik Cumhuriyete, Çağdaş hukuğa, Laik Demokrasiye, ilime, bilime, teknolojiye, dahası Mustafa Kemal Atatürk’ün size tanımış olduğu haklarınıza lütfen sahip çıkınız. 
Bizim bazılarının hayran olduğu, referans aldığı,İran, Afganistan, Suusi Arabistan,Pakistan, Malezya ülkemiz yok sadece 
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ÜN BİZE EMENET ETTİĞİ TÜRKİYEMİZ VE LAİK CUMHURİYETİMİZ, TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİMİZ VAR, 
KURTULUŞ SAVAŞININ KAHRAMAN KADINLARI Tarihini Sizgönül dostlarımla paylaşmak istedim 
Değerli yorumlarınıza efendim 


SAYGILARIMLA 
_____ŞAİR 67______ 
ALİ CEMAL AĞIRMAN
 

Ali Cemal Ağırman

 




 Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece dersturkce.com'a aittir. Sitemizde yer alan dosya ve içeriklerin telif hakları dosya ve içerik gönderenlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Telif hakkına sahip olan dosyaları lütfen iletişim bölümünden bize bildiriniz. Dosya 72 saat içerisinde siteden kaldırılır.Telif Hakkı Hakkında|Editör, ziyaretçi ya da üyelerimiz tarafından eklenen hiç bir içerikten dersturkce.com sorumlu değildir.İLETİŞİM:dersturkcem@gmail.com
Sitemiz hiçbir şekilde kar amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.