Plansız ve Çarpık Kentleşme ile İlgili Gazete Haberleri



Ekleyen: DersTurkce.COM | Okunma Sayısı: 6445

1-En büyük problem çarpık kentleşme!

En büyük problem çarpık kentleşme!

Çevre ve Şehircilik Bakanı Yardımcısı Muhammet Balta, şehirlerde düzensiz ve çarpık yerleşmenin sadece Türkiye'nin değil, gelişmekte olan ülkelerin de sorunu olduğunu söyledi

Çevre ve Şehircilik Bakanı Yardımcısı Muhammet Balta, şehirlerde düzensiz ve çarpık yerleşmenin sadece Türkiye'nin değil, gelişmekte olan ülkelerin de sorunu olduğunu söyledi. Balta, Samsun'da deprem riski ve alınabilecek önlemler sempozyumunun açılışında konuştu. TOKİ tarafından 500 bin konutun ülkeye kazandırıldığını ifade eden Balta, "ilgili projelerin temel amacı, kentleşme sürecinde plansız yapılaşan, düzensiz konut stokuna sahip olanların tekrar kente kazandırılması yanında, tarihi kentlerde tahrip edilmiş bölgelerin ve kültürel alanların da korunması. Bundan sonraki aşamada afet riski bulunan bölgeler ivedilikle tespit edilerek, yapıların ve alanların yenilenerek dönüştürülmesinin sağlanması düşünülüyor" dedi.

Habertürk

 

2-

Hızlı kentleşme doğal afetlerin artmasına sebep oluyor!


Kent Bölge Haberleri »
Hızlı kentleşme doğal afetlerin artmasına sebep oluyor!

Hürriyet Gazetesi yazarı Taha Akyol, bugünkü köşesinde Samsun'da meydana gelen sel felaketinin nedenlerini ele aldı.

Hızlı kentleşme doğal afetlerin artmasına sebep oluyor!

TOKİ gibi bir kamu kurumunun dere yatağına konut yapması affedilemez bir kusurdur. Fakat Canik'te yine Mert Nehri'yle Yılanlı Deresi'nin bitiştiği aynı yerde bir de 1200 kişinin çalıştığı dev bir AVM yapılmış! Bu kimin kusuru? İzin veren belediyenin... Peki, iklim değişikliğinin yarattığı düzensiz yağışlar, kimsenin öngöremeyeceği sellere yol açmıyor mu? Mükemmel altyapıya sahip Avrupa şehirlerinde de büyük seller görmüyor muyuz?

Böyle düşündüm ve doğru mu düşünüyorum diye araştırdım.

Suç yağışlarda mı?

İklim değişikliği ciddi bir tehdit olmakla beraber, daha ziyade geleceğe dönüktür. Samsun iline düşen yağış miktarlarını araştırdım: Geçen elli yılda bir 24 saat içinde Samsun iline düşen en yüksek yağış miktarları şöyle:

 

2012 rakamı, 4 Temmuz'da düşen yağış miktarıdır. Samsun ilinde bu yağışların coğrafi dağılımı farklı olabilir ama iklim değişikliği yüzünden “henüz” anormal bir yağış patlamasının bulunmadığı açık.

O halde felaketin sebebi nedir?

Çarpık kentleşme

Canik ilçesinin merkez nüfusuna bakalım; son on yılda 15 binden fazla artış yaşanmış:

Bu yeni nüfus nereye yerleşti? Bir kısmı şüphesiz dere yatağındaki konutlara, TOKİ konutlarına!.. Bir kısmı da buralarda işyeri açtı... Dere yatağında bu yapılaşma olmasaydı, selin yol açtığı kayıplar bu kadar olmayacaktı...

Avrupa'da da seller oluyor ama bu kadar can ve mal kaybı olmuyor.

Türkiye'de ortalama yılda 200 bin konut iskana açılıyor, inşa halindeki konut sayısı daima daha yüksektir. Demek ki, gelecek on yılda en az 2 milyon konut daha iskana açılacak demektir.

Bu 2 milyon konutun şehirlerin nerelerinde yapılacağının hayati derede önemli olduğu açık: Hem doğal afetlere dayanıklılık bakımından, hem çevreyi ve tarihi dokuyu korumak bakımından.

Önümüzdeki diğer hayati bir sorun da şehirlerde etnik ve dinsel gettoların, adeta mekânsal kabilelerin meydana gelmekte olmasıdır.

Kentleşmede geciktik

Avrupa 19. yüzyılın sonunda şehirleşmesini büyük ölçüde tamamlamıştı. Biz Balkan şehirlerini kaybettikten sonra, cumhuriyet bozkır Anadolu'da köylü nüfus üzerine kuruldu. Şehirleşme 1950'lerde başladı, 1980'lerden itibaren hızlandı. Tarlanın besleyemediği nüfusun şehirlere “hücum”unu önlemek de, düzenlemek de mümkün olmadı. Şimdi “kentsel dönüşüm” projeleriyle “varoş”u “kent”e çevirmeye çalışıyoruz!

Daha önce yaşanan büyük acı tecrübelerden ders almayarak dere yataklarının yapılaşmasına göz yuman, hatta ruhsat veren belediyeleri kınıyorum. Kınıyorum ama TOKİ bile dere yatağına konut yapmış!

İki yavrusunu kaybeden acılı anne Selma Yazıcı, TOKİ'yi mahkemeye verecekmiş. Tavsiyem belediyeyi de mahkemeye vermesidir. Dileğim mahkemenin ağır bir yaptırım uygulamasıdır.

Belediyeden yüksek bürokrasiye ve sivil topluma, çarpık kentleşme konusunda dinamik bir bilinçlenmeye ve hatta “aktivizm”e ihtiyacımız var. Unutmayalım, önümüzdeki on yılda en az 2 milyon konut daha yapılacak bir yerlerde!

Taha Akyol/Hürriyet

 


3-

Hızlı kentleşme kaçak yapıların artmasına neden olur!


Kentsel dönüşüm »
Hızlı kentleşme kaçak yapıların artmasına neden olur!

Hızlı ve yüksek orandaki kentleşme; beraberinde kaçak yapılaşmayı, gecekondulaşmayı, plansız kentleşmeyi ve ruhsatsız yapıları da getirmiştir

Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar; "Kentsel Dönüşümcün, Türkiye'nin en acil ihtiyaçlarından biri olduğunu vurgulayarak "Gelişmiş ülke olmak için 'kentsel dönüşüm' şart. Kentler gelişmezse toplum da gelişmez. Kentsel dönüşümü seferberlik anlayışıyla gerçekleştireceğiz" dedi.

Bayraktar'ın yaptığı açıklamaya göre dünyada kentleşme oranı yüzde 55, Türkiye'de ise bu oran yüzde 80'dir.

Hızlı ve yüksek orandaki kentleşme; beraberinde kaçak yapılaşmayı, gecekondulaşmayı, plansız kentleşmeyi ve ruhsatsız yapıları da getirmiştir. İnşaat Mühendisleri Odası'nın verileri, Türkiye genelinde binaların yüzde 40'ının "kaçak" yapılardan oluştuğunu göstermektedir.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, çeşitli illerde, "kentsel dönüşüm" alanlarında incelemelerde bulunup vatandaşları bilgilendirmekte ve "rant iddialarıyla mağduriyet söylemiyle sürecin engellenmesi" konusunda uyarılarda bulunmaktadır.

Bayraktar, ayrıca kentsel dönüşümün, "Türkiye'nin olmazsa olmazı olduğunun" da altını çizmektedir.

Ruhsat işlemleri kolaylaştırıyor denetim etkinleştiriliyor Plansız kentleşmenin, kaçak yapılaşmanın, gecekondulaşmanın önemli nedenlerinden biri; denetimin etkisiz ve yetersiz olmasıdır.

Bilindiği gibi; denetimin aşamaları; imar planı yapılması, inşaat ruhsatı verilmesi ve iskan ruhsatı safhalarıdır.

Bu süreçte belediyeler, bir yandan konut yapılacak bölgenin imar planının olup olmadığına ve uygunluğuna bakmakta, diğer yandan da inşaat ruhsatı için mimari projeyi, statik hesaplarını, elektrik ve asansör projesini ve mühendislik hesaplarını inceleyip denetlemektedir.

Bu arada; "evde oturulabilir izni" olan "İskan Ruhsatı" da belediyelerin üçüncü ve son aşama denetimidir.

Öte yandan ülke düzeyinde, yapı denetim şirketleri aracılığıyla uygulanan "Yapı Denetim Sistemi" de inşaat süresince uygulanması gereken bir denetim mekanizmasıdır.

Böylece; yasa ve yönetmelikte eksiklik yok, ancak eksik olan belediyelerin yasaları uygulamaması, etkili bir denetim yapmaması hususudur. Çevre ve Şehircilik Bakanı Bayraktar; bu tablo karşısında, "ruhsat işlemlerinin kolaylaştırılacağını, denetimin de etkinleştirileceğini" söyleyerek soruna "doğru teşhis" koymuştur.

6 milyon konut deprem fay hattında Ülkemizdeki konut stoku, mühendislik hizmeti almamış konutlar, deprem fay hattı üzerinde bulunan riskli yapılarla ilgili olarak açıklama yapan Bayraktar, özetle şunları söyledi: Ülkemizde 20 milyon konut stoku var. Bu konutların 5 milyonu son 9 yılda yapılmış, bu depreme dayanıklı konutların 500 bini TOKİ tarafından üretilmiştir. Geri kalan 15 milyon konutun yaklaşık yarısı; kaçak, kat mülkiyeti ve kat irtifakı yapılmamış, mühendislik hizmeti görmemiş, ruhsatsız binalar ve gecekondulardan oluşmaktadır. 6 milyon konut da deprem fay hattı üzerinde, ciddi risk taşıyan ve oturulamaması gereken konutlardır.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Bayraktar'ın dediği gibi; "kentsel dönüşüm"; bir "seferberlik" anlayışıyla uygulanmalı, böylece hem deprem riski ortadan kaldırılmalı hem de kentsel görünüm "estetik" bir özellik kazanmalıdır.

Bu arada; konutların yüzde 40'ı kaçak, fiziki ömrünü tamamlamış ve deprem riski taşıyan İzmir'de, kentsel dönüşüme öncelik verilmeli, İzmir "pilot" bölge ilan edilmelidir.

Sonuç olarak: Bakan Bayraktar'ın "denetim" odaklı "seferberlik" anlayışı yaklaşımına Ege-Koop olarak "katkı" vermeye hazırız.

Hüseyin Aslan-Habertürk

 




Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece dersturkce.com'a aittir. Sitemizde yer alan dosya ve içeriklerin telif hakları dosya ve içerik gönderenlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Telif hakkına sahip olan dosyaları lütfen iletişim bölümünden bize bildiriniz. Dosya 72 saat içerisinde siteden kaldırılır.Telif Hakkı Hakkında|Editör, ziyaretçi ya da üyelerimiz tarafından eklenen hiç bir içerikten dersturkce.com sorumlu değildir.İLETİŞİM:dersturkcem@gmail.com
Sitemiz hiçbir şekilde kar amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.