YAZILI EDEBİYAT DÖNEMİ KONU ANLATIMI / İSLAMİYET ÖNCESİ YAZILI EDEBİYAT DÖNEMİ YANSIT ANLAT



Ekleyen: DersTurkce.COM | Okunma Sayısı: 3878

EDEBİYAT KONU ANLATIMLARI

 

 İSLAMİYET ÖNCESİ YAZILI EDEBİYAT DÖNEMİ KONU ANLATIMI

 

 

İSLAMİYET ÖNCESİ YAZILI EDEBİYATIN ÖZELLİKLERİ

 

Bu dönem 8. yüzyılda başlayıp 10. yüzyıla kadar sürer. Türk edebiyatına ait en eski yazılı belge, Yenisey Kırgızları tarafından Göktürk alfabesiyle yazılan Yenisey Yazıtları’dır. Ancak bunlar okunamamışlardır. Yazılı belge olmaktan Öte edebi bir değerleri yoktur.

Asıl önemli belgeler 8. Yüzyılda yazılan Göktürk Yazıtları‘dır. Orhun Irmağı yöresinde bulundukların­dan bunlara Orhun Yazıtları da denir.

YAZILI TÜRK EDEBIYATI ÖZELLIKLERI:

 

  • Göktürk Abideleri, Türk edebiyatının bilinen ilk yazılı belgeleridir. Yazıtlardaki olgun anlatım özelliğinden, önceden de var olup ele geçmeyen ürünlerin de olabileceği düşünülmektedir.

 

  • Dönemin ürünlerinde hem dinsel hem de din­dışı etkiler görülür.

 

  • Bu yazıtlar kullanılan ilk Türk alfabesini gü­nümüze ulaştırmıştır.

 

  • Yazıtlar Türk dili ve edebiyat tarihinin dışında, tarih, sosyoloji, etnografya için de değer taşır.

 

  • Yazıtlarda hem halk diliyle ( Tonyukuk abidesi) hem de sanatlı bir söylev diliyle ( Bilge Kağan Abidesi ve Kültigin Abidesi) anlatım görülür.

 

  • Yazılı edebiyat döneminde Göktürkçe Kuzey Lehçesi ve Uygurca (Güney Lehçesi) kullanılmıştır.

 

  • Yazıtlarda, ses tekrarına dayalı (aliterasyonlu) bir anlatım vardır. (Söz sanatlarından yararlanılmıştır.)

 

  • Orhun Abideleri‘nde, ulusal birliğin önemi, ulusal benli­ğin korunması gerektiği vurgulanmaktadır.

 

  • Bazı atasözleri ve destanlarımız bu dönemde yazıya geçirilmiştir.

 

  • Bu dönemi Göktürk ve Uygur dönemi eserleri olarak iki grupta inceleyebiliriz.

 

1) GÖKTÜRK (ORHUN) YAZITLARI (VIII. YY):

 

Bunlarda Çinlilere karşı bağımsızlık savaşı yapan, Türk bütünlüğünü yeniden kurmak için içte ve dışta svaşan Göktürklerin hikayesi anlatılır. Bu abideler 38 harfli olan Göktürk alfabesiyle yazılmıştır. Bunlardan en önemli olanları üç tanedir.

a) Bilge (Vezir) Tonyukuk Yazıtı (720-725): Dört bakana vezirlik etmiş olan Tonyukuk tarafından yazılmıştır. Daha çok Çinlilerle yapılan savşlar anlatılmaktadır.

b) Kül Tigin Yazıtı (732): Göktürk hakanı olan Bilge Kağan kardeşi Kül Tigin'in ölümü üzerine bu abideyi dikmiştir.

c) Bilge Kağan Yazıtı (735): Göktürk hakanı olan Bilge Kağan'ın ölümünden sonra yazdırılmış birabidedir. Son iki yazar daha çok dönemin olaylarından , törelerinden ve Bilge Kağanın ulusuna dilediği iyi dileklerden söz eder.

 

v  Türk adının geçtiği ilk yazılı belge ve Türk edebiyatının ilk yazılı örnekleri olan Göktürk abidelerindeki yazılar Prof. Thomsen ve Radloff tarafından okunmuştur.

 

2) UYGUR DÖNEMI ESERLERI:

 

Göktürk devletinin yıkılmasından sonra kurulan Uygur hanlıklarından kalma eserlerdir. Daha çok Buddha ve Mani dininin esaslarını anlatan metinlerdir. Bunlar Turfan yöresinde yapılan kazılarda ortaya çıkarılmıştır. Uygurların kağıda kitap basma tekniğini bildikleri anlaşılmaktadır. Dönemden kalma birçok hikayenin yanında  ilkel tiyatro eserleri de vardır. Uygurlar bu eserleri 14 harfli Uygur alfabesiyle yazmışlardır.

Bu döneme ait eserler:

  • Altun Yaruk
  • İki Kardeş Hikayesi
  • Sekiz Yüknek
  • Yenisey Anıtları

Uygur dönemindeki eserler Göktürk dönemi kadar başarılı bir anlatım ve çoşkuya sahip değildir.Uygurlarda dinin etkisi daha fazla hissedilir eserlerde.

Not: Türklerin milli alfabesi Göktürk alfabesidir (38 hafli)

Diğer alfabeler başka milletlerden alınmıştır.

 

>>>>Türklerin tarih boyunca kullandığı alfabeleri sayalım:

1-Göktürk alfabesi (...-11. yy.)

2-Uygur alfabesi(8.yy-15.yy)

3-Arap alfabesi (11.yy-1 Kasım 1928

4-Latin alfabesi(1 Kasım 1928-....)

 

Göktürk Yazıtları( orhun kitabeleri) ve Özellikleri

 

Göktürk Yazıtları (Orhun Âbideleri) Göktürklerin ünlü hükümda­rı Bilge Kağan devrinden kalma yazılı dikilitaşlardır.

Göktürkler çağında Bengü taş edebiyatı diye adlandırdığımız bu edebiyatla, Türklerin ilk yazılı edebî metinleri ortaya kon­muştur. Bengü taş; ebedî, sonsuz taş demektir. Özellikle ka­ğanların ve devletin ileri gelenlerinin ölümünden sonra, onlar adına bir anıt yaptırmak, Göktürklerde bir gelenek hâlini almış­tır. Diktirilen taşlar üzerine kağanlar istediklerini yazmış, bütün milletin ona göre davranmasını istemişlerdir. Bu sözlerin taşlar üzerinde ebedî olarak kalacağını ve Türk milletinin sonsuza ka­dar bunlardan ders alacağını düşündükleri için diktirdikleri taş­lara "bengü taş" adını vermişlerdir. Göktürklerden sonra Uy­gurlar bu geleneği devam ettirmişlerdir.

Genel olarak Göktürk Yazıtları (Orhun Âbideleri) diye adlandırı­lan Tonyukuk, Kül Tigin ve Bilge Kağan yazıtları, ilk dönemde taşlara yazılan edebiyatın, en uzun ve en güzel örnekleridir.

Bu yazıtlar bulundukları yerlere göre dört grupta toplanır: Mo­ğolistan, Yenisey, Talaş ve Kazakistan bengü taşları. Bunlar içinde Moğolistan'da bulunan Göktürklere ait Orhun Anıtları ve Uygurlara ait Yenisey Yazıtları önemlidir.

Göktürkler çağına ait olan Orhun Anıtları içinde önemli olanlar şunlardır:

  • Tonyukuk Anıtı
  • Kül Tigin Anıtı
  • Bilge Kağan Anıtı

Tonyukuk Anıtı

724-726 yılları arasında dikil­miştir. Bu anıtı diktiren ve üzerindeki yazıları yazdıran Bilge Tonyukuk'tur. Anıtta Türk milletinin Çin tutsaklı­ğından kurtuluşu ve İlteriş Kağan zamanında Göktürk­lerin Oğuzlarla, Kırgızlarla ve Çinlilerle yaptığı savaşlar an­latılmakta; bütün bu olaylar­da Bilge Tonyukuk'un rolü özellikle belirtilmektedir.

Bilge Tonyukuk, başvezirlik ve başkumandanlık yapmış olan büyük bir siyasetçidir. Göktürk devletinin politikası­na uzun zaman yön vermiş akıllı ve hikmet sahibi bir devlet adamıdır.

Bilge Tonyukuk, aynı zamanda edebiyatımıza hatıra türünün ilk temsilcisi ve ilk Türk tarihçisidir. İki parça hâlindeki anıtında, içinde bulunduğu olayları sade ve sanatsız bir şekilde, halk di­liyle anlatmıştır. Olayları sözü uzatmadan, ana çizgileriyle ver­miş; yeri geldikçe milletin ders alması için öğütlerde bulun­muştur. Zaman zaman atasözlerine ve deyimlere başvurmuş­tur.

Kültigin Anıtı

Kültigin Anıtı'nda Göktürk tarihine ait olaylar, Bilge Kağan'ın ağzından aktarılmış, birlik ve bütünlük mesajı verilmiştir.

Bilge Kağan Anıtı

Bilge Kağan adına oğlu Tenri Kağan tarafından yaptırılmıştır. Anıtta Bilge Kağan'ın ağzından devletin nasıl büyüdüğü anlatılmış, Kültigin'in ölümünden sonraki olaylar ilave edilmiştir. Anı­tın güneydoğu, güneybatı ve batı yüzlerinde de küçük metinler bulunmaktadır.

Göktürk Yazıtlarının Önemi

ü  Göktürk Yazıtlarını (Orhun , Âbideleri), Türkçenin yazılı en eski kaynağı sayabiliriz. Modern Türkçemizin tüm ' kuralları, günümüzün bir­çok sözcüğü, doğal ve ol­gun bir söyleyişle, sanki bu­günün yapıtlarıymış gibi karşımızdadır. Bin üç yüz yıl ötelerden gelen bu ses, bi­zim öz sesimizdir.

ü  Bu yazıtlar, bu yönleriyle Türk tarihine ışık tutan önemli belge­lerdir. Göktürk Yazıtları, bir hakanın, halkına hesap vermesi, halkın devlete, millete karşı görevlerinin hatırlatılması, düşma­nın entrikalarına nasıl karşılık verileceğinden söz edilmesi ve Türklerin yüksek ahlak ve seciyesinin anlatılması açısından önemlidir.

ü  Bu anıtlar Türk adının, Türk milletinin isminin geçtiği ilk Türkçe metindir. Türk tarihinin taşlar üzerine yazılmış ilk belgesidir.

ü  Türk töresinin, Türk medeniyetinin, yüksek Türk kültürünün ya­zılı belgesidir.

ü  Türk hitabet sanatının erişilmez bir şaheseridir. Hükümdârâne eda ve ihtişamlı bir hitap tarzının yazılı örneğidir. Yalın ve kes­kin üslubun şaşırtıcı örnekleridir. Türk dilinin kaynağı, Türk ya­zı dilinin başlangıcının bilinmeyen dönemlere kadar gittiğinin delilidir.

ü  Eski Türkçeyi gerek Göktürk, gerekse Uygur Türklerinin bırak­tığı eserlerden takip ettiğimiz için de bu yazıtlar, ayrı bir öneme sahiptir.

ü  Göktürk Yazıtlarının Bulunması ve Okunması

ü  Ünlü Türkolog Radloff'un başkanlığında bir Rus heyeti Göktürk Yazıtlarının bulunduğu bölgede incelemelerde bulunmuştur. Rus ve Fin heyetleri, anıtların fotoğraflarını çekerek kitap hâlin­de yayımlamışlar; bu yayınlar sayesinde yazıtların okunma sü­reci hızlanmıştır. Sonunda Danimarkalı dil bilimci Thomsen 1893 yılında 38 harfli alfabeyi çözerek yazıtları okumuştur.

Alfabe

Orhun Âbidelerinin yazıl­dığı Göktürk alfabesi 38 harflidir. Bu alfabede 4 sesli, 9 birleşik, 25 de sessiz harf bulunmakta­dır. Göktürk alfabesi, Türklerin ulusal alfabesi­dir. Bu alfabenin eski Türk damgalarından doğduğu ileri sürülmek­tedir. Göktürk yazısı sağ­dan sola, yukarıdan aşa­ğıya doğru bitiştirilme­den yazılır. Sözcükleri ayırmak için genellikle iki nokta konur.

Kül Tigin ve Bilge Kağan anıtlarında metinler, yu­karıdan aşağıya doğru yazılmış ve satırlar sağ­dan sola doğru dizilmiş­tir. Göktürk alfabesi, Türkçenin tarih boyunca hiç değişmemiş bulunan büyük ünlü (sesli) uyu­mu dikkate alınarak dü­zenlenmiş bir alfabedir.

Göktürk Yazıtlarının Dil Özellikleri

Göktürk yazıtlarındaki düzyazı, o zamanki Türkçenin en yüksek anlatım özelliklerini taşır. Şiir yüklü bir düzyazıdır bu. Bugünkü düzyazıya örnek olacak bir cümle yapısı; duru, açık, yalın bir söyleyiş güzelliği; Türkçenin ancak Dede Korkut'ta bulduğu­muz destansı söz kudreti vardır.

Türk edebiyatının ilk düz yazı örneklerini oluşturan bu yazıtlar yabancı etkilerden uzaktır. Metinler, gerçekçi bir dil ve güçlü bir hitabet dili ile yazılmıştır.

Göktürk Yazıtlarının Bulunduğu Bölge

Orhun Yazıtları, Moğolistan'ın kuzeyinde, Baykal gölünün gü­neyinde, Orhun ırmağı vadisindeki Koşo Saydam gölü yakınla­rındadır. Bu yazıtlardan Kül Tigin ve Bilge Kağan Anıtları, Koçho Tsaydam bölgesindeki Orhun Irmağı civarında; Bilge Ton-yukuk Anıtları ise, Kül Tigin ve Bilge Kağan yazıtlarından yakla­şık 360 km uzakta, Tola Irmağı'nın yukarı yatağındaki Bayn Tsokto bölgesindedir.

Anıtların olduğu yerde yalnızca dikilitaşlar değil, yüzlerce hey­kel, balbal, şehir harabeleri, taş yollar, su kanalları, koç ve kap­lumbağa heykelleri, sunak taşları bulunmuştur.

 

SÖZLÜ EDEBİYAT KONU ANLATIMI İÇİN TIKLAYINIZ...




Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece dersturkce.com'a aittir. Sitemizde yer alan dosya ve içeriklerin telif hakları dosya ve içerik gönderenlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Telif hakkına sahip olan dosyaları lütfen iletişim bölümünden bize bildiriniz. Dosya 72 saat içerisinde siteden kaldırılır.Telif Hakkı Hakkında|Editör, ziyaretçi ya da üyelerimiz tarafından eklenen hiç bir içerikten dersturkce.com sorumlu değildir.İLETİŞİM:dersturkcem@gmail.com
Sitemiz hiçbir şekilde kar amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.